Saldırılar, Güney Mızrağı Operasyonu (Operation Southern Spear) kapsamında yürütülüyor. Eylül 2025'ten bu yana devam eden operasyonlarda bugüne kadar en az 41 ayrı saldırıda 144 kişi öldürüldü. Uluslararası kamuoyunda "yargısız infaz" tartışmalarını alevlendiren bu eylemler, Trump yönetiminin uyuşturucu kartelleriyle mücadele politikasının en tartışmalı ayağını oluşturuyor.
Saldırılar nerede ve nasıl gerçekleşti?
SOUTHCOM Komutanı General Francis L. Donovan'ın talimatıyla düzenlenen operasyonda Ortak Görev Gücü Güney Mızrağı (Joint Task Force Southern Spear) üç ayrı hedefe saldırdı. İstihbarat birimlerinin, teknelerin bilinen uyuşturucu kaçakçılığı rotalarında seyrettiğini ve kaçakçılık faaliyetlerinde bulunduğunu doğruladığı belirtildi.
Saldırılardaki can kaybı şöyle dağıldı: Doğu Pasifik'te vurulan ilk teknede 4 kişi, ikinci teknede yine 4 kişi ve Karayipler'deki üçüncü teknede 3 kişi yaşamını yitirdi. Hayatını kaybedenlerin tamamının erkek olduğu açıklandı. Operasyonlarda ABD tarafında herhangi bir kayıp yaşanmadı.
Eylül 2025'ten bu yana neler yaşandı?
ABD ordusunun deniz üzerindeki uyuşturucu kaçakçılığına yönelik askeri operasyonları Eylül 2025'te başladı. Dönemin Başkanı Donald Trump, ilk saldırıyı bizzat duyurarak Karayipler'de Venezuela'dan gelen bir teknenin vurulduğunu ve 11 kişinin öldürüldüğünü açıklamıştı. Ekim ayından itibaren saldırılar Doğu Pasifik'e de genişletildi.
Kasım 2025'te resmi olarak isimlendirilen Güney Mızrağı Operasyonu, robotik ve otonom sistemlerle donatılmış bir filonun Latin Amerika'daki uyuşturucu trafiğini hedef almasını kapsıyor. Operasyon boyunca denizaltılar, balıkçı tekneleri ve yüksek hızlı tekneler dahil pek çok farklı deniz aracı hedef alındı. Ocak 2026'da ise Venezüella toprakları içinde ilk kara hedefine de saldırıldı.
Yargısız infaz tartışması büyüyor
ABD yönetimi, vurulan teknelerin Venezüella kökenli suç örgütü Tren de Aragua ve Kolombiyalı sol gerilla grubu Ulusal Kurtuluş Ordusu (ELN) gibi "terör örgütü" ilan edilen yapılara ait olduğunu savunuyor. Ancak bu iddiaları destekleyen somut kanıtlar kamuoyuyla paylaşılmadı.
Uluslararası hukuk uzmanları, insan hakları örgütleri ve bölgesel liderler saldırıları sert biçimde eleştiriyor. Operasyonların uluslararası hukuka aykırı olduğu, yargısız infaz niteliği taşıdığı ve hiçbir devletin açık denizlerde bu tür tek taraflı güç kullanma yetkisine sahip olmadığı vurgulanıyor. Saldırılarda hayatını kaybeden bir Kolombiyalı balıkçının ailesi, ölenin herhangi bir suç örgütüyle bağlantısı olmadığını, geçimini balıkçılıkla sağladığını belirterek Amerikan Devletleri Arası İnsan Hakları Komisyonu'na (IACHR) başvuruda bulundu.
Öte yandan ilk saldırıda, enkaza tutunarak hayatta kalmaya çalışan kişilere ikinci bir saldırı düzenlendiğine dair raporlar da tartışmaları derinleştiriyor.

Yorumlar
Kalan Karakter: