Erdoğan'ın Orta Doğu ziyareti gündeminde Gazze'deki insani kriz, Suriye'nin yeniden inşası ve ekonomik iş birliği anlaşmaları gibi kritik başlıklar yer alıyor. Her iki ülkeyle de savunma sanayiinden enerjiye uzanan geniş kapsamlı görüşmeler yapılması bekleniyor.
Erdoğan'ın Suudi Arabistan ziyaretinde neler konuşulacak
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın diplomasi turundaki ilk durak Riyad olacak. 3 Şubat'ta gerçekleşecek Suudi Arabistan ziyaretinin en dikkat çekici gündem maddesi, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında kurulması planlanan "Ortak Savunma Grubu" projesi.
Bu üçlü savunma iş birliği, bölgesel güvenlik mimarisinde köklü değişikliklere yol açabilecek stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor. Riyad'da düzenlenecek iş forumunda savunma sanayii, havacılık ve bilgi teknolojileri alanlarında milyar dolarlık anlaşmaların imzalanması gündemde.

Mısır görüşmelerinde Gazze ve Suriye ön planda
Erdoğan'ın Orta Doğu ziyaretinin ikinci ayağı 4 Şubat'ta Kahire'de gerçekleşecek. Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi ile yapılacak görüşmelerde bölgesel barış ve istikrar konuları masaya yatırılacak.
Gazze'de kalıcı barışın tesisi için önerilen "Barış Kurulu" yapılanması, Kahire temaslarının en önemli gündem maddelerinden birini oluşturuyor. Ayrıca Suriye ve Gazze'nin fiziksel ve sosyal yeniden yapılandırılması için Türkiye ile Mısır arasındaki lojistik ve inşaat iş birlikleri de ele alınacak konular arasında.
İş dünyasından kalabalık heyet eşlik edecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a her iki ülke ziyaretinde de Türk iş dünyasının önde gelen isimlerinden oluşan geniş bir heyet eşlik edecek. Bu durum, ziyaretin sadece siyasi değil aynı zamanda ekonomik boyutunun da ne kadar güçlü olduğunu ortaya koyuyor.
Türkiye ile Suudi Arabistan ve Mısır arasındaki ticaret hacminin önümüzdeki dönemde yeni rekorlara ulaşması hedefleniyor. Özellikle enerji, inşaat, savunma sanayii ve teknoloji alanlarında stratejik ortaklıkların güçlendirilmesi planlanıyor.
Normalleşme sürecinde önemli bir adım
Erdoğan'ın bu Orta Doğu turu, son yıllarda yaşanan normalleşme sürecinin somut projelerle taçlandırılması anlamına geliyor. Türkiye'nin bölgesel aktörlerle yeniden güçlendirdiği ilişkiler, hem diplomatik hem de ekonomik alanda meyvelerini vermeye başlıyor.
Özellikle 2020 sonrası dönemde Körfez ülkeleriyle yaşanan yakınlaşma, bu ziyaretle birlikte yeni bir aşamaya geçiyor. Suudi Arabistan ile ilişkilerin düzelmesi ve Mısır ile diplomatik temasların yeniden canlanması, Türkiye'nin Orta Doğu stratejisinde önemli kazanımlar olarak değerlendiriliyor.
Ziyaretin ardından açıklanacak anlaşmalar ve ortak projeler, bölgenin geleceği açısından belirleyici olacak. Ankara'nın hem Gazze krizinde hem de Suriye'nin yeniden yapılandırılmasında aktif rol alma iradesi, bu diplomasi turuyla bir kez daha teyit edilmiş olacak.

Yorumlar
Kalan Karakter: