Pandemi sonrasında dünya genelinde konut piyasalarında yaşanan hareketlilik, Türkiye'de bambaşka bir boyut kazandı. Yüksek enflasyon ve döviz kuru baskısının etkisiyle ev fiyatları yaklaşık 17 katına çıktı. Bu durum dar ve orta gelirli kesimler için ev sahibi olma hayalini giderek erişilmez hale getirdi.
OECD ülkeleriyle makas açıldı
Türkiye'deki konut fiyat artışı, OECD ortalamasının tam 34 katına ulaştı. Karşılaştırma yapıldığında ikinci sırada yer alan Macaristan'da bile artış yüzde 85 seviyesinde kaldı. Çekya, Portekiz ve Estonya gibi ülkelerde fiyatlar yüzde 90 civarında yükselirken, Avrupa Birliği ortalaması yüzde 30'un altında seyretti.
En sert yükseliş 2022'de yaşandı
Merkez Bankası verilerine göre konut fiyatlarında yıllık bazda en keskin artış 2022 yılında gerçekleşti. Bu dönemde fiyatlar tek bir yılda yüzde 150'nin üzerinde yükseldi. Sonraki yıllarda artış hızı bir miktar gerilese de geçmiş dönemlerde biriken yükseliş konuta erişimi ciddi şekilde zorlaştırdı.
Enflasyonu ikiye katladı
Son beş yılda resmi verilere göre tüketici enflasyonu yaklaşık yüzde 720 arttı. Ancak konut fiyatlarındaki yükseliş bu oranın iki katından fazla gerçekleşti. Fiyatlardaki bu sert tırmanış ev sahipliği oranlarına da yansıdı. 2014 yılında yüzde 61'in üzerinde olan ev sahipliği oranı, 2023 itibarıyla yüzde 56 seviyelerine geriledi.
Kiralar da kontrolden çıktı
Konut fiyatlarındaki artış kira piyasasında da benzer bir tabloyu beraberinde getirdi. OECD ülkelerinde son beş yılda kiralar ortalama yüzde 30'a yakın artarken, Türkiye'de kira artışı yüzde 1.400'ün üzerine çıktı. Bu durum özellikle kiracılar için barınma maliyetlerinin katlanarak yükseldiğini gözler önüne serdi.

Yorumlar
Kalan Karakter: