Erdemir, Steelorbis işbirliğiyle gerçekleştirdiği "Piyasa Sohbetleri" buluşmaları kapsamında Bursa'da sektör temsilcileri ve iş ortaklarıyla bir araya geldi.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, etkinlikte, Bursa ve çevre illerden başta otomotiv ve yan sanayi olmak üzere çelik tüketiminin yoğun olduğu sektörlerden 650'nin üzerinde katılımcı yer aldı.
Organizasyonda, jeopolitik gelişmelerin yanı sıra demir-çelik sektörünün genel görünümü, yapısal sorunları ve geleceğe yönelik stratejik öncelikleri ele alındı.
Etkinliğin açılış konuşmasını Erdemir ve İsdemir Yönetim Kurulu Üyesi ve Murahhas Azası Serdar Başoğlu gerçekleştirirken, Erdemir-İsdemir Pazarlama ve Satış Direktörü Kadir Şahin "Çelik Sektöründe Güncel Gelişmeler ve Otomotive Yansımaları", Erdemir ve İsdemir Pazarlama Planlama Direktörü Tahir Zazaoğlu da "Türkiye Yassı Çelik Sektöründe 2026 Görünümü - Talep Dinamikleri, Son Kullanıcı Endüstriler ve AB Düzenlemelerinin Etkisi" başlıklı oturumlarda konuşmacı olarak yer aldı.
Açıklamada etkinlikteki görüşlerine yer verilen Serdar Başoğlu, sektörün içinde bulunduğu dönemin yalnızca zorluklarla değil, aynı zamanda dayanıklılığı ve dönüşüm kapasitesini test eden çok boyutlu bir süreç olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Başoğlu, küresel ölçekte artan jeopolitik risklerin, ticaret akışlarındaki kırılmaların ve tedarik zincirlerindeki bozulmaların sektörü çok yönlü biçimde etkilediğini, bu nedenle ham madde ve enerji güvenliğinin stratejik bir öncelik haline geldiğini aktardı.
Çelik üretimi güvenliğinin, sanayi üretiminin teminatı olduğunu belirten Başoğlu, "Güçlü ve yerli bir üretim altyapısı yalnızca sektörümüz için değil, tüm sanayi ekosistemi için stratejik bir güvence. Erdemir ve İsdemir olarak hedefimiz net, ülkemiz ve sektörümüz için güçlenmekten başka bir seçeneğimiz yok." ifadelerini kullandı.
Başoğlu, yıllar boyunca pek çok zorluğu başarıyla geride bıraktıklarına işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. Gerektiğinde sadece adım atmakla yetinmeyecek, müşterilerimizle koşacak, çözümler üretecek ve ülke ekonomisine katkımızı sürdüreceğiz. Türk sanayisini kendi üretimimizle destekliyoruz. Maden yatırımları aracılığıyla tedarik güvenliğini arttırmayı, bu sayede dışa bağımlılığı azaltırken yerlilik oranını da arttırmayı amaçlıyoruz."
Küresel ölçekte artan kapasite fazlasıyla daralan talep arasındaki dengesizliğin sektördeki baskıyı artırdığını belirten Başoğlu, özellikle agresif ihracat politikalarının rekabet dengesini bozduğunu ve bunun hem iç piyasa hem de ihracat pazarları üzerinde ciddi etkiler yarattığını ifade etti.
Başoğlu, çelik sektörünün küresel ölçekte yalnızca bir üretim alanı değil, aynı zamanda stratejik bir güvenlik unsuru olarak değerlendirildiğini, Türkiye'de uygulamaya alınan ticaret politikası önlemlerinin, yerli üretimin güçlendirilmesi ve piyasa dengelerinin korunması açısından önemli kazanımlar sağladığını kaydetti.
- "Dönüşüme yön veren bir üreticiyiz"
Kadir Şahin de elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla otomotiv sektöründe çelik talebinin köklü bir dönüşüm sürecine girdiğini ve beklentilerinin yeniden şekillendiğini belirterek, "Dönüşümü yalnızca izleyen değil, yön veren bir üretici olarak liderliğimizi güçlendiriyoruz. Daha hafif, yüksek mukavemetli ve ileri kalite çelikler geliştiriyor, 2050 net sıfır emisyon hedefimiz doğrultusunda yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyor ve üretim altyapımızı bu vizyon doğrultusunda dönüştürüyoruz. Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması hazırlıklarını titizlikle yürütüyor, müşterilerimizin uyum sürecini aktif biçimde destekliyoruz." değerlendirmesini yaptı.
Erdemir'in otomotiv sektöründe stratejik bir iş ortağı olma sorumluluğuyla hareket ettiğine işaret eden Şahin, Avrupa'ya yakın coğrafi konumları, üretimde esneklik ve taleplere hızlı yanıt verebilme kabiliyetleri sayesinde gelecekte de otomotiv sektörünün güvenilir partneri olmayı sürdüreceklerini vurguladı.
- "Türkiye'nin güçlü tüketim potansiyeli nedeniyle fırsatlar devam ediyor"
Tahir Zazaoğlu, yaşanan son jeopolitik gelişmeler doğrultusunda savunma sanayisi üretiminde ivmelenme ile yenilenebilir enerji projelerine yönelik talepte artış beklendiğine değinerek, şunları kaydetti:
"Her yıl, yeni bir hikaye yazılıyor ve bu hikaye doğrultusunda sektörler yeniden dengeleniyor. Türkiye'nin güçlü tüketim potansiyeli nedeniyle fırsatlar devam ediyor. Savunma sanayisi projelerinde Erdemir, MÜGEM ve MİLGEM gibi kritik projelerde ana tedarikçi olarak yer alıyor. Erdemir ve İsdemir, değişen piyasa dengelerine hızla uyum sağlayacak esnekliğe sahip ve sektördeki etkin konumlarını güçlendirmeyi sürdürüyor. Türkiye, çelik sektöründe kendi ham maddelerine sahip ülkelerle rekabet ediyor. Rusya ve Çin gibi ülkeler, kendi kaynaklarına sahip olması sayesinde maliyet avantajı elde ediyor. Türkiye ise dolar bazında artan maliyetlere rağmen söz konusu ülkelerle aynı pazarlarda rekabet ediyor. Bu durum, ihracat açısından zorluk yaratıyor. Bu nedenle üretim verimliliğinin artırılması ve maliyet yönetiminin optimize edilmesi, kritik önem taşıyor. Ayrıca ithalat kaynaklı rekabet sorunlarının çözülmesi, sektörün uzun vadeli sürdürülebilirliği ve piyasa dengeleri açısından hayati önem arz ediyor."
Yorumlar
Kalan Karakter: