Deprem sonrası hem Prof. Dr. Naci Görür hem de bölgedeki fay sistemlerini uzun yıllardır inceleyen Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Deprem Teknolojileri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Şevket Özden kritik açıklamalarda bulundu. Uzmanların ortak mesajı net: Yedisu Fayı'ndaki enerji birikimi tehlikeli boyutlara ulaştı.
Erzincan'ı tehdit eden iki büyük fay hattı
Prof. Dr. Özden, Kemah depreminin MTA'nın aktif fay haritalarında yer almayan bir hat üzerinde gerçekleştiğini belirtti. Ancak asıl tehlikenin bu sarsıntıdan değil, Kuzey Anadolu Fay Zonu içindeki iki büyük sistemden kaynaklandığını vurguladı. Bunlardan ilki Tunceli'nin Ovacık ilçesinden geçerek Erzincan merkezine güneybatıdan yaklaşan Ovacık Fayı. İkincisi ise doğuda Erzurum'dan başlayıp Erzincan'a uzanan hat üzerindeki Yedisu Fayı.
Görür de depremin Karaca Fayı kolları arasında, Kuzey Anadolu Fayı'nın Yedisu zonuna oldukça yakın bir noktada meydana geldiğine dikkat çekti.
Yedisu Fayı'nda 150 yıllık enerji birikimi
Özden, Yedisu Fayı'nın yaklaşık 150 yıldır sessiz kaldığını ve tekrarlama periyodunun neredeyse sonuna gelindiğini ifade etti. Yaklaşık 70 kilometre uzunluğundaki bu doğu-batı doğrultulu fay hattında, 6 Şubat depremlerinde yaşanan türde bir "süper yırtılma" senaryosunun mümkün olduğunu belirtti.
Olası bir depremde büyüklüğün 6,3 ile 7 arasında değişebileceğini aktaran Özden, 7 ve üzeri bir senaryoda Erzincan merkezinde hissedilen şiddetin 8'i aşabileceği uyarısında bulundu. Kahramanmaraş'ta 7,2 büyüklüğündeki depremin 9 şiddetinde yıkıma yol açtığını hatırlattı.
Erzincan depreme ne kadar hazır
Özden, 1992 depreminin ardından kentte önemli bir dönüşüm yaşandığını ve Erzincan'ın bugün doğru yapılaşma oranı yüksek şehirlerden biri olduğunu söyledi. Vali ve belediye başkanı dahil tüm yerel yöneticilerin fay tehlikesini yönetim anlayışlarının merkezine koyduğunu belirtti. Ancak tüm hazırlıklara rağmen riskin ortadan kalkmadığını vurgulayarak sonucun tamamen depremin açığa çıkaracağı enerjiyle bağlantılı olduğunu ifade etti.

Yorumlar
Kalan Karakter: