Mulder'ın analizinde ABD'nin Soğuk Savaş sonrasında inşa ettiği ekonomik zorlama tekelinin artık geçerliliğini yitirdiği savunuluyor. Makaleye göre Washington'ın kendi icat ettiği silahlar bumerang gibi geri dönüyor ve küresel ekonomi giderek daha kırılgan bir zemine kayıyor.
İran'ın Hürmüz hamlesi ABD'yi köşeye sıkıştırdı
Analizin en çarpıcı tespitlerinden biri, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki fiili ablukasının salt askeri değil, devasa bir ekonomik silah niteliği taşıdığı. Tahran, Körfez'deki deniz trafiğini füze ve dronlarla tehdit ederek aslında ABD'nin yıllardır kendisine uyguladığı stratejiyi tersine çevirdi. Dünya ticaretinin kilit geçiş noktasını bir pazarlık aracına dönüştüren İran, küresel petrol ve gaz akışının yüzde 20'sini ve gübre ticaretinin üçte birini piyasalardan kopardı. Trump yönetiminin "maksimum baskı" politikasından doğrudan savaşa geçmesi, Tahran'ı tam da bu ekonomik karşılığı vermeye itmiş görünüyor.
Çin nadir toprak kozuyla ABD'yi geri adım attırdı
Makale, ABD'nin ekonomik üstünlüğündeki ilk büyük çatlağın Orta Doğu'dan önce Asya'da oluştuğunu vurguluyor. Trump yönetiminin 2025 sonlarında hayata geçirdiği yeni ihracat kontrollerine karşı Pekin, işlenmiş nadir toprak elementleri ihracatını kısıtlayarak misilleme yaptı. Bu hamle Kuzey Amerika'daki savunma, havacılık ve otomotiv sektörlerinde ciddi üretim aksamalarına neden oldu. Sonuçta Trump, Ekim 2025'te Güney Kore'de Şi Cinping ile masaya oturmak zorunda kaldı ve varılan uzlaşı bir "ekonomik zorlama ateşkesi" olarak tarihe geçti.
ABD ve Avrupa enerji krizinde Rusya'ya döndü
FT analizindeki belki de en ironik tespit, İran ablukasının yarattığı enerji şokunun ABD ve Avrupa'yı Rusya'ya yakınlaştırması. Trump yönetimi Rus petrolüne yönelik yaptırımları "geçici" olarak gevşetmek zorunda kalırken, kısa süre önce Rus gazından bağımsızlığını kutlayan Avrupa Birliği de yeniden Moskova'dan enerji almayı tartışmaya başladı. Mulder bu durumu, Tahran'ın enerji silahını karşılamanın Moskova'ya yönelik ekonomik savaşın dozunu düşürmeyi kaçınılmaz kıldığı şeklinde yorumluyor. Analiz, yaptırımların artık savaşı engellemek yerine şiddetli tırmanışın zeminini hazırladığı uyarısıyla son buluyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: