Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz da İran Kızılayı'na ait bir hastanenin bombalandığını duyurarak uluslararası insani hukuk kurallarının açıkça çiğnendiğini kamuoyuyla paylaştı.
Saldırıların hedef listesinin çok ötesine geçtiğini gösteren bu veriler, uluslararası gözlemciler ve insan hakları kuruluşları nezdinde büyük alarm yarattı. Operasyonların askeri tesisleri değil sivil altyapıyı ve yaşam alanlarını doğrudan vurduğuna işaret eden bulgular, Batılı hükümetleri de harekete geçirdi.
3 binden fazla sivil bina hedef alındı
İran Kızılayı Başkanı Hüseyin Kolivand, savaşın başından bu yana toplanan verileri kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan rakamlara göre toplamda 3.464 sivil bina saldırıların doğrudan hedefi oldu; bu binaların 3.090'ı insanların ikamet ettiği konutlardan oluşuyor. Operasyonlar boyunca 21 hastane ve eczane ile İran Kızılayı'na ait 9 tesis ağır hasar alarak hizmet dışı kaldı. Bunların yanı sıra ticari merkezler ve kamu hizmeti sunan 528 nokta da hasar gördü; bölgedeki günlük yaşam ve temel ihtiyaçlara erişim neredeyse tamamen durdu.
Kolivand, hedef alınan noktaların büyük çoğunluğunun yoğun nüfusun yaşadığı alanlar olduğunun altını özellikle çizdi. Arama ve kurtarma operasyonları kapsamında sahada 6.370 görevli ve 1.748 ekip aralıksız çalışıyor; enkaz altındaki kişilere ulaşmak için ağır iş makineleri de bölgelere sevk edildi.
Minab'daki okul saldırısı tarihe kara leke olarak geçti
Savaşın en ağır sivil kaybı, Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab ilçesinde yaşandı. Bir kız ilköğretim okulunun doğrudan füzeyle vurulması, yalnızca bu tek saldırıda 153 öğrenci ve öğretmenin hayatını yitirmesine yol açtı. İran Eğitim Bakanlığı, ülke genelinde eğitim kurumlarına yönelik saldırılarda can veren öğrenci ve eğitimci sayısının 170'e ulaştığını açıklarken bu tabloyu "uluslararası hukukun ve savaş etiğinin açık ihlali" olarak nitelendirdi.
Uluslararası topluma acil yardım çağrısı
İran Kızılayı, ilaç ve tıbbi malzeme sıkıntısının hat safhaya ulaştığını, evsiz kalan binlerce sivilin tahliyesi için uluslararası yardım mekanizmalarının derhal harekete geçirilmesi gerektiğini bildirdi. Uluslararası gözlemciler, hastane ve insani yardım tesislerinin hedef alınmasının Cenevre Sözleşmeleri kapsamında savaş suçu teşkil edebileceği uyarısında bulundu. BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk de saldırıların sivil altyapı ve yaşam alanları üzerindeki etkilerinden duydukları derin şoku dile getirdi.
Savaşın yedinci gününe girildiğinde İran cephesindeki toplam ölü sayısının 1.230 ile 1.332 arasında olduğu çeşitli kaynaklar tarafından raporlanıyor. Sahadan iletilen bilgilerin bağımsız kuruluşlarca tam olarak doğrulanamaması nedeniyle gerçek rakamların açıklananların çok üzerinde olabileceğine dikkat çekiliyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: