TÜİK verilerine göre erkeklerde iş gücüne katılım oranı yüzde 70 iken, kadınlarda bu oran yüzde 34,7'de takılı kalıyor. Azalan doğum oranları ve yaşlanan nüfusla birlikte bu dengesizliğin toplumsal maliyeti her geçen yıl büyüyor. Karakaş, milyonlarca kadının haklı beklentilerinin somut adımlara dönüştürülmesi için acil çözüm önerileri sıraladı.
Doğum borçlanmasındaki eşitsizlik kaldırılmalı
Doğum borçlanması meselesinin sosyal güvenlikte en büyük adaletsizliklerden biri olmayı sürdürdüğünü belirten Karakaş, erkeklerin askerlik borçlanmasını herhangi bir ön koşul aranmaksızın yapabildiklerine dikkat çekti. Dahası sigorta başlangıcından önce yapılan askerlik borçlanması emeklilik yaşını bile öne çekiyor. Kadınlar ise tersine bir durumla yüz yüze: doğumdan önce sigortalı olmayan bir kadın, doğum borçlanması hakkından yararlanamıyor. Uzman, bu şartın kaldırılarak iki cinsiyet arasında gerçek bir eşitlik sağlanmasını talep etti.

3600 ek gösterge bekleyişi ve isteğe bağlı sigorta sorunu
Kamu sektöründe birinci dereceye ulaşmış binlerce kadın çalışan, 3600 ek gösterge düzenlemesi hayata geçene kadar emekliliğini ertelemeye devam ediyor. Karakaş, bu kitlenin mağduriyetinin uzadıkça derinleştiğini hatırlattı.
İsteğe bağlı sigorta cephesinde de tablo iç açıcı değil. Aylık 10.899,90 TL'ye dayanan prim tutarı, hiçbir düzenli geliri olmayan ev hanımları için ödenmesi neredeyse imkânsız bir rakam. Karakaş ayrıca 2008 yılına kadar SSK kapsamında daha erişilebilir koşullarla emekli olabilen ev hanımlarının o tarihten itibaren Bağ-Kur'a geçirilerek 1.800 gün daha fazla prim ödemek zorunda bırakıldığını ve yurt dışında yaşayan ev hanımlarına tanınan toplu ödemeyle emeklilik hakkının yurt içindeki kadınlara da tanınması gerektiğini kaydetti.
Kadın istihdamı teşviki zorunlu
Karakaş değerlendirmelerini şu sözlerle tamamladı: Nüfusun yarısını oluşturan kadınları ekonomik sisteme kazandırmak için her türlü tedbir ve teşvikin sağlanması artık bir tercih değil zorunluluk. Kadınların haklı taleplerini sürekli "şartlara" bağlamak yalnızca bireylere değil, toplumun bütününe zarar veriyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: