Son günlerde MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız'ın AİHM kararları üzerinden umut hakkının mutlaka gündeme geleceğini söylemesiyle tartışmalar yeniden alevlenmişti. Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun tamamladığı rapor taslağında ise MHP lideri Devlet Bahçeli'nin Abdullah Öcalan için önerdiği "umut hakkı" ifadesi doğrudan yer almadı; ancak "yargılama ve infaza ilişkin düzenleme önerileri" bölümünde dolaylı olarak tarif edildi.
Umut hakkı nedir, şartla salıverilmeden farkı ne?
Uçum, yazısında bu konudaki kavram karışıklığını gidermeye çalıştı. Türk hukuk mevzuatında umut hakkı şeklinde bağımsız bir kavramın bulunmadığını, bunun yerine koşullu salıverilme teriminin kullanıldığını belirtti. AİHM içtihatlarına dayanılarak yapılan "umut hakkı" nitelendirmesinin de esasen şartla salıverilme anlamına geldiğini vurguladı.
Uçum'a göre şartla salıverilme, baştan kazanılmış kesin bir hak değil, belirli koşulların bir araya gelmesiyle devreye giren bir hukuki imkan. Bu imkanın hayata geçmesi için iki temel şartın birlikte sağlanması gerekiyor: Kanunda öngörülen asgari ceza süresinin tamamlanması ve bu süre boyunca iyi halli olunması. Ardından idari rapor ve infaz hakimliği kararı ile süreç tamamlanıyor.
Öcalan umut hakkı kapsamına girebilir mi?
Uçum'un yazısındaki en dikkat çekici bölüm, Abdullah Öcalan'ın kapsama alınıp alınmayacağına ilişkin değerlendirme oldu. Buna göre TBMM, şartla salıverilmenin kapsamını genişleten bir yasal düzenleme yaparsa Öcalan da bu kapsama girebilecek. Ancak bunun tamamen Meclis'in iradesi ve takdirine bağlı olduğu vurgulandı.
Olası bir genişletme durumunda kapsama girecek hükümlü grupları şöyle sıralandı: Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve milli savunmaya karşı işlenen örgütlü suçlardan ağırlaştırılmış müebbet alanlar, geçmişte ölüm cezaları müebbete çevrilen terör hükümlüleri ve terör suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezası alan kişiler.
FETÖ mensupları kapsam dışında kalabilir mi?
Uçum, yazısında FETÖ boyutuna da değindi. Mevcut durumda FETÖ mensuplarından müebbet ve süreli hapis cezası alanların zaten şartla salıverilme imkanına sahip olduğunu belirtti. Kapsam dışında kalan grubun ise ağırlaştırılmış müebbet alanlar olduğunu ifade etti.
Dikkat çekici bir detay olarak Uçum, TBMM'nin istediği takdirde bu genişletmeyi yalnızca münfesih terör örgütü mensuplarıyla sınırlı tutabileceğini kaydetti. Böyle bir tercih yapılması halinde FETÖ dahil diğer terör örgütlerinin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almış mensupları genişletmenin dışında kalacak.
Şartla salıverilme otomatik tahliye anlamına gelmiyor
Uçum, olası bir düzenlemenin otomatik tahliye sonucu doğurmayacağını da açıkça belirtti. Koşullu salıverilme, cezanın tamamen bittiği anlamına gelmiyor. Salıverilen kişi, denetim süresince kasıtlı olarak yeni bir suç işlerse veya belirlenen yükümlülüklere uymazsa tekrar cezaevine dönüyor.
Kapsam dışı hükümlülerin kapsama alınması halinde mevcut yasal hükümlere göre müebbet hapiste 30 yıl, ağırlaştırılmış müebbette 36 yıl, müebbete eklenen bir veya daha fazla müebbet halinde ise 40 yıl ceza çekilmesi zorunlu. Uçum, hemen bir kanuni düzenleme yapılsa dahi bu sürelerin tamamlanmadan imkanın devreye girmeyeceğini hatırlattı.

Yorumlar
Kalan Karakter: