Parlamentolar Arası Birliğin (PAB) 152. Genel Kurulu kapsamında "Gelecek Nesiller İçin Umudu Yeşertmek, Barışı Sağlamak ve Adaleti Temin Etmek" temalı Genel Kurul Toplantısı düzenlendi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş'un başkanlığında İstanbul'da düzenlenen toplantıya, PAB Başkanı Tulia Ackson, PAB'ın bünyesindeki Kadın Parlamenterler Bürosu Başkanı Cynthia Lopez Castro ve Ürdün Genç Milletvekilleri Forumu Yönetim Kurulu Başkanı Nour Abu Ghosh katıldı.
Ackson, İstanbul'da umudu yaşatmak ve adaleti temin etmek amacıyla bir araya geldiklerini ancak bu hedeflerin risklerin arttığı bir döneme denk geldiğini belirterek, "Küresel çatışmalar ümidi gölgeledi. Barış, hakimiyet savaşında şekilsiz bir hal aldı." dedi.
Adaletin artık uluslararası standartlara göre değil, güçlülerin çıkarlarına göre şekillendiğini söyleyen Ackson, içinde bulunulan dönemin doğru değerlendirilmesi gerektiğini, mevcut durumun devam etmesi halinde dünyanın daha az barışçıl ve daha az adil olacağını anlattı.
Ackson, bunun geri döndürülemez zararlara yol açabileceğine dikkati çekerek "milyonlarca insanın açlık, yerinden edilme ve eğitime erişememe" sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını söyledi.
Birleşmiş Milletlerin insanların onuru ve refahı için kurulduğunu hatırlatan Ackson, bu sistemin kusurlu olduğunu kabul ettiklerini dile getirdi.
Ackson, özgürlük, adalet ve barış arasında koparılamaz bir bağ olduğuna işaret ederek, "Daha iyimser, daha barışçıl ve daha adil bir dünya oluşturmak istiyorsak bugün doğru kararları almak durumundayız. Bugün alacağımız kararlar gelecek kuşakların refahını da doğrudan etkileyecek." diye konuştu.
- "İzolasyondan çıkıp ortak amaçlar etrafına bir araya gelmeliyiz"
Castro, toplantının "çok çalkantılı bir dönemde" düzenlendiğini, savaşların hızla tırmandığını ve eşitsizliklerin derinleştiğini söyledi.
Demokrasiye yönelik güvensizliğin de yükseldiğini ifade eden Castro, bu durumun toplumlarda sürekli bir istikrarsızlık hissi ve umutsuzluk yarattığını dile getirdi.
Çatışmaların artık sadece bir başarısızlık olarak görülmediğini vurgulayan Castro, şiddetin pek çok ülkede normalleştiğine işaret etti.
Castro, "Dünyanın pek çok noktasında aynı zamanda sosyal medyada sürekli karşımızda şiddet var ve güç dili ne yazık ki güçleniyor ve aklın sesinin yerini alıyor." ifadesini kullandı.
Bu tablo karşısında korkuya ve umutsuzluğa direnilmesi gerektiğinin altını çizen Castro, "Savaşın kaçınılmaz olduğu fikrine direnmeliyiz. Adaletin idare edilebileceği veya eşitliğin ertelenebileceği fikrinden uzak durmalıyız. İzolasyondan çıkıp ortak amaçlar etrafında bir araya gelmeliyiz. Korkudan çıkıp ortak taahhütlere yürümeliyiz. Güçlü bir diyalog gerçekleştirmeliyiz." şeklinde konuştu.
Barışın sağlanması için toplumların ortak hareket etmesi gerektiğini belirten Castro, gelecek kuşaklar için umudu beslemenin yolunun eşitlikten geçtiğini söyledi.
Castro, toplumsal cinsiyet eşitliğinin önemini vurgulayarak, "Zaman, kadınların zamanı. Kadınlara güvenin, özellikle barışı inşa etmek için kadınlara güvenin. Çünkü kadınların olduğu yerde barış vardır." dedi.
- "Genç insanlar kendilerinin başlatmadığı bir çatışmadan muzdarip"
Ghosh, bu yıl son derece önemli bir tema seçildiğini belirterek, "umudu yeşertmenin, barışı güvence altına almanın, gelecek nesiller için adaleti tesis etmenin" tüm parlamenterlerin ortak sorumluluğu olduğuna dikkati çekti.
Genç ya da deneyimli fark etmeksizin herkesin bu süreçte rolü bulunduğununun altını çizen Ghosh, gelecek nesiller için alınan kararların tek bir yaş grubunun meselesi olmadığını dile getirdi.
Gençlerin temsiline ilişkin verilerin endişe verici olduğunu kaydeden Ghosh, şöyle devam etti:
"Dünya genelinde vekillerin sadece yüzde 2,8'i 30 yaştan genç. 2023'ten bu yana bu alanda hiçbir iyileşme olmadı. Genç kadınlar için ise bu oran daha da düşük ne yazık ki. Parlamentolar gelecek nesiller için kararlar alacaksa mevcut genç neslin seslerini de içermeli."
Ghosh, Orta Doğu'da yaşanan çatışmaların gençler üzerindeki etkilerine de dikkati çekerek, "Genç insanlar kendilerinin başlatmadığı bir çatışmadan muzdarip. Gelecek nesiller için adalet vurgusu yaptığımızda şu anda yaşadıkları adaletsizliği asla unutamayız." diye konuştu.
- Özel oturum
Toplantı içerisinde PAB İletişim Direktörü Thomas Fitzsimons'un başkanlığında özel oturum düzenlendi.
Özel oturumda, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri Barham Salih ve 11 yaşındaki iklim aktivisti Georgina Magesa konuşma yaptı.
Salih, her ebeveynin bir zamanlar çocuk olduğunu hatırlatarak, "Ebeveynler, kendi çocuklarının iyi bir eğitim almasını ve güvenli, barışçıl bir dünyada yaşamasını ister." ifadesini kullandı.
Hem kendi çocuklarından hem de dünyanın farklı yerlerindeki çocuklardan benzer talepler duyduğunu belirten Salih, mülteci kamplarına yaptığı ziyaretlere değindi.
Mülteci kamplarında çocukların "Normal bir hayat sürmek istiyoruz." mesajını verdiğini aktaran Salih, eğitime ve temel hizmetlere erişim taleplerinin öne çıktığını söyledi.
Çocukların "onur içinde yaşayabilmek" istediğini ifade eden Salih, istihdama erişim ve topluma katkı sunma fırsatlarının da beklentiler arasında yer aldığını dile getirdi.
Salih, bu taleplerin kuşakları bir araya getiren ortak bir zemin oluşturduğunu vurgulayarak "Gelecek kuşaklara böyle bir borcumuz var. Çocukların sesine kulak verilmesi gerekiyor." şeklinde konuştu.
Gelecek kuşakların beklentilerinin karşılanabilmesi için karar alıcıların sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Salih, bugün alınacak kararların belirleyici olacağını kaydetti.
Magesa da hayatın en zor olduğu yerlerde bile çocukların gülümsemeyi başardığını aktararak, "Biz çocuklar olarak daha iyi bir dünyaya sahip olabileceğimize inanıyoruz. Ama tek başına ümit etmek bir şey ifade etmez. Eğer şimdi gerekli adımlar atılmazsa ileride çocuklar için hayat çok daha zor olacak." dedi.
Birlikte hareket etmenin önemini vurgulayan Magesa, "Ümidi yeşertmeli ve gelecek kuşaklar için adaleti tesis etmeliyiz. Bu sadece bir ümit değil, harekete dönüştürülmesi gereken bir sorumluluk." diye konuştu.
Magesa, engelli çocuklara da gerekli fırsatların sunulması gerektiğine işaret ederek "Hiç kimse arkada bırakılmamalı." ifadesini kullandı.
Halen zaman olduğunu ancak artık cesur ve ortak adımlar atılması gerektiğini söyleyen Magesa, "Gelecek çok uzak değil, çok yakında." şeklinde konuştu.
Yorumlar
Kalan Karakter: