Türkiye liglerinde hakem kararları, ne yazık ki sıklıkla liyakatten ziyade şahsi bağlantıların gölgesinde kalıyor. Kamuoyunun üzerinde ittifak ettiği en bariz pozisyonlarda bile bildiğini okuyan, yetkisini adaleti tesis etmek yerine kişisel ajandası için kullanan anlayış; sadece ligimizin kalitesini düşürmekle kalmamış, Türk hakemliğinin Dünya Kupası gibi dev arenalardan silinmesine de neden olmuştur.
Biz, torpille klasman atlayıp Süper Lig’e çıkıp sonra sessizce gönderilenlerden olmadık. Bizim hikâyemiz, birilerinin omuzlarında yükselip yalnız kalınca düşenlerin hikâyesi değil. Biz sahada alın teriyle, bilgiyle, karakterle var olduk.
Bugün futbolun içinde öyle bir düzen konuşuluyor ki; sanki herkes biliyor ama kimse açıkça söylemeye cesaret edemiyor. Bazıları sahaya zekâsıyla değil, desteklerle çıkıyor. Arkasında güç varken düdüğü çalanlar, o güç çekildiğinde bir anda sessizliğe gömülüyor. Ne bir jübile, ne bir veda, ne de bir hatırlanma…
Oysa hakemlik, sadece maç yönetmek değildir. Bir duruş meselesidir. Adaletin sahadaki temsilidir. Futbolcunun şöhreti, taraftarın sevgisi vardır; ama hakemin en büyük sermayesi itibarıdır. O itibar da torpille değil, doğru kararlarla kazanılır.
Ne acıdır ki, bu sistemde bazıları kalabalıkların arkasına saklanarak varlığını sürdürmeye çalışıyor. Ancak gerçek şu ki; kalabalıklar dağıldığında geriye sadece karakter kalır. Ve o karakter yoksa, geriye hiçbir şey kalmaz.
Bugün unutulan, değersizleştirilen, jübilesi bile yapılmadan gönderilen birçok hakem var. Çünkü sistem onları kullanıp kenara koymayı tercih etti. Ama şunu herkes biliyor: Gerçek kalite hiçbir zaman kaybolmaz. Sadece bir süre görmezden gelinir.
Biz o görmezden gelinenlerden değiliz. Biz, sahada duruşuyla iz bırakanlardanız. Çünkü biliriz ki; hakemlik sadece düdük çalmak değil, adaletin yükünü taşımaktır.
Ve o yükü herkes taşıyamaz.
Esen kalın sporla kalın.
Düdüğü Çalan Kim, Kararı Veren Kim?
Hakemlik sadece sahada düdük çalmak mıdır, yoksa bir adalet duruşu mu? Bahadır Bulut, Türk futbolundaki torpil iddialarını, liyakatten uzaklaşan hakemlik sistemini ve "itibarı sermayesi olanların" neden sessizce sistem dışına itildiğini kaleme alıyor. Türk hakemliğinin neden dünya arenalarından silindiğine dair çarpıcı bir iç bakış.
Yayınlanma :
12.04.2026 21:54
Güncelleme
: 12.04.2026 21:54
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: