Affetmek toplumda sıklıkla yanlış anlaşılır. Birçok kişi affetmeyi yapılanı kabul etmek, unutmak ya da hiçbir şey olmamış gibi davranmak olarak görür. Oysa psikolojik açıdan affetmek, karşı tarafı aklamak değil; kendi ruhumuzda taşıdığımız öfke, kırgınlık ve incinmişliği dönüştürme sürecidir.
İnsan neden affetmekte zorlanır? Çünkü affetmek sadece zihinsel bir karar değildir. Affetmek, önce incindiğimizi kabul etmeyi gerektirir. Çoğu zaman öfkenin altında kırgınlık, kırgınlığın altında ise değersizlik ve reddedilmişlik duygusu vardır. Affetmek bu duygularla yüzleşmeyi ister. Ve yüzleşmek, kaçınmaktan her zaman daha zordur.
Psikolojik olarak affedememek bazen bir savunma mekanizmasıdır. Beyin, tekrar incinmemek için yaşanan olayı canlı tutar. Öfke kişiye geçici bir güç hissi verir; sanki o duyguyu bırakırsa kendini koruyamayacakmış gibi hisseder. Bu nedenle birçok insan affetmemeyi güçlü durmak zanneder. Oysa gerçek güç, yaşanan acının bizi tanımlamasına izin vermemektir.
Affetmek, ilişkiye devam etmek zorunda olduğumuz anlamına gelmez. Affedebilir ve sınır koyabiliriz. Affedebilir ve mesafe alabiliriz. Affetmek birine yeniden güvenmek değil, kendi iç huzurumuza yeniden alan açmaktır.
Psikoterapi süreçlerinde sıkça gördüğümüz bir gerçek vardır: İnsanlar karşı taraf için değil, kendileri için affettiklerinde iyileşmeye başlarlar. Çünkü tutulmuş öfke zihni geçmişe bağlar. Affetmek ise kişiyi bugüne geri getirir.
Affetmenin belki de en zor kısmı, kendini affetmektir. Geçmişte yaptığımız seçimler, kaçırdığımız fırsatlar ya da kendimize yönelttiğimiz sert eleştiriler çoğu zaman başkalarına duyduğumuz öfkeden daha ağırdır. Oysa insan olmak hata yapmayı da içerir. Kendini affedebilmek, kusurlarla birlikte var olmayı kabul etmektir.
Affetmek bir anda gerçekleşen bir eylem değildir; bir süreçtir. Önce duygular fark edilir, sonra anlamlandırılır ve zamanla ağırlığı azalır. Affetmek bazen konuşarak, bazen mesafe koyarak, bazen de sadece içsel bir kabulle gerçekleşir.
Sonuçta affetmek, geçmişi değiştirme gücüne sahip değildir; ancak geçmişin bugün üzerindeki etkisini değiştirebilir. Çünkü affetmek, yapılanı silmek değil, o olayın artık bizi yönetmesine izin vermemektir.
Belki de affetmenin en doğru tanımı şudur:
Affetmek, başkasını serbest bırakmak değil; kendimizi özgür bırakmaktır.
Yorumlar
Kalan Karakter: