Amerika Birleşik Devletleri, Venezuela'nın başkenti Karakas'a düzenlediği yıldırım operasyonla bir devlet başkanını, Nicolas Maduro'yu kendi topraklarından alıp götürdü. Bu olay, sadece bir uyuşturucu operasyonu veya politik bir hamle olarak okunamaz; bu, küresel sistemin "oyun bitti" dediği andır. Yıllardır anlattığımız "Üst Akıl"ın, artık vekalet savaşlarını bırakıp sahaya bizzat indiğini gösteren en somut kanıtla karşı karşıyayız.
Olayın sıcaklığıyla herkes magazinel detaylara, Maduro'nun kelepçeli fotoğraflarına odaklandı. Ancak asıl görülmesi gereken, perdenin arkasındaki büyük dizayndır. Washington yönetimi, bu hamlesiyle dünyaya şu mesajı net bir şekilde verdi: "Benim kurduğum finansal ve politik sistemin dışına çıkanın, başkentini de vururum, başkanını da alırım." Bu, uluslararası hukukun tamamen rafa kalktığı ve "güçlü olan haklıdır" doktrininin resmen yürürlüğe girdiği tarihtir.
Küresel Sistemin Yeni Dizaynı
Dünya üzerindeki hegemonya savaşı artık diplomasi masalarında değil, doğrudan liderlerin varlığı üzerinden yürütülüyor. Venezuela operasyonu, çökmekte olan Petro-Dolar sistemini zorla ayakta tutma çabasının bir sonucudur. Amerika, kendi para birimine alternatif arayan, kripto paralarla veya Yuan ile ticaret yapmaya kalkan her ülkeye, "sonun Maduro gibi olur" mesajını vermektedir.
Bu operasyonun kongreden izin alınmadan yapılması da ayrıca dikkat çekicidir. Bu durum, Amerika'nın artık bir devlet aklıyla değil, küresel şirketlerin ve derin yapıların doğrudan talimatıyla yönetilen bir "şirket-devlet"e dönüştüğünü kanıtlar niteliktedir. Karşımızdaki yapı, demokrasi götüren bir ülke değil, çıkarlarını korumak için her türlü kaosu göze alan bir organizasyondur.
Sırada Hangi Ülke Var?
Maduro'nun paketlenmesiyle birlikte herkesin aklındaki soru aynı: "Sırada kim var?" Bu sorunun cevabı, haritada stratejik konumu ve bağımsız politikalarıyla dikkat çeken ülkelerde aranmalıdır. İran, uzun süredir finansal kuşatma altında ve sızan belgeler büyük bir kaosa hazırlık yapıldığını gösteriyor. Ancak asıl hedef, Avrasya'nın kilidi konumundaki ülkelerdir.
Tarihsel perspektiften baktığımızda, bu tür "temizlik" operasyonlarının hep büyük bir savaşın veya sistem değişikliğinin habercisi olduğunu görürüz. Oyun kurucular, masadaki pürüzleri temizliyor. Eğer bu gidişata doğru bir okuma ile karşılık verilmezse, yarın sabah uyandığımızda çok daha yakın coğrafyalarımızda benzer senaryoların yaşandığını görebiliriz. Uyanık olmak ve "kayıt dışı" gerçekleri görmek zorundayız.
Nicolas Maduro Kimdir?
Nicolas Maduro, Venezuela'nın eski lideri Hugo Chavez'in halefi olarak göreve gelen ve ülkesini Amerikan emperyalizmine karşı konumlandıran bir figürdü. Eski bir otobüs şoförü olan Maduro, sendikal mücadeleden gelerek devlet başkanlığına yükseldi. Ancak asıl önemi, ülkesinin sahip olduğu dünyanın en büyük petrol rezervlerini, Amerikan şirketlerine peşkeş çekmek yerine millileştirme ve farklı bloklarla işbirliği yapma iradesini göstermesiydi. Onun tasfiyesi, şahsından öte, temsil ettiği "bağımsızlık" fikrine yapılmış bir saldırıdır.

Yorumlar
Kalan Karakter: