Bugün sadece haritalar üzerinde sınırların değiştiğine değil, insanlık onurunun ve küresel vicdanın yerle yeksan oluşuna tanıklık ediyoruz.
İsrail'in sınır tanımaz agresif tutumu, artık sadece bir " güvenlik" meselesi olmaktan çıkmış; tüm dünyayı ateşe atacak bir hadsizlik boyutuna ulaşmıştır. Daha da vahimi "özgürlükler savunucusu" maskesini takmış Amerika'nın bu şuursuz gidişata kayıtsız ve şartsız destek vererek, Felaketin ANA SPONSORU haline gelmesidir.
MASUMLARIN ÇIĞLIĞI:
Kadınlar ve çocuklar Savaşın en acımasız yüzü, ne askeri karargahlarda nede strateji odalarında görülür Savaş Annesinin kucağında son nefeslerini veren bebeklerin oyun parkı yerine sığınaklarda titreyen çocukların gözlerindedir.
ÇOCUKLARIN GELECEĞİ;
Bugün İran'da, Lübnan'da, ve Gazze'de binlerce sadece eğitim haklarını değil, yaşama umutlarını kaybediyor. UNICEF verilerine göre başından bu yana bölgede binden fazla çocuk hayatını kaybetti.
KADINLARIN MÜCADELESİ;
Evlerini terk etmek zorunda kalan milyonlarca kadın, darmadağın olmuş hayatlarını sağlık sistemlerinden ve temel ihtiyaçlardan yoksun sığınaklarda hem hayatta kalmaya hemde ailelerini bir arada tutmaya çalışıyorlar.
KÜRESEL BİR EKONOMİK İNTİHAR
Bu savaşın faturası sadece bölge halkına kesilmiyor. Amerika'nın ve İsrail'in körüklediği bu gerilim, dünya ekonomisinin şah damarı olan Hürmüz Boğazı'ını ve enerji yollarını tıkamış durumda.
ENERJİ KRİZİ;
Petrol fiyatlarının 110-130 dolar bandına fırlaması, sadece " akaryakıt zammı " demek değil, ekmekten ilaca, ısınmadan ulaşıma kadar her şeyin ateş pahası olması demektir.
GIDA GÜVENLİĞİ;
Bölgedeki gübre ve hammadde üretiminin durması, Asya'dan Avrupa'ya kadar küresel gıda krizini tetikliyor. Dünya Bankası ve WTO ( Dünya Ticaret Örgütü) bu gidişatın küresel büyümeyi kalıcı olarak sakatlayacağı konusunda feryat ediyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: