Savaşın eşiğinde oldukları İran ile yürütülen diplomatik süreçlere değinen Rubio, olası bir anlaşmanın çerçevesine ilişkin beklentilerini ortaya koydu. ABD'nin sadece nükleer dosyayla sınırlı kalmak istemediği, füze programı ve bölgesel vekil güçler konularının da gündeme gelmesini talep ettiği anlaşılıyor.
ABD İran müzakerelerinde ne istiyor?
Rubio, müzakerelerin lojistik detayları ve nerede gerçekleştirileceği konusunda çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Bakan, görüşme yeri konusunda henüz kesinleşen bir karar olmadığını belirterek sürecin işleyişine dair bilgi verdi. Olası bir mutabakatın sürdürülebilirliği açısından kapsamın önemine dikkat çeken Rubio, sadece nükleer başlıkların değil füze programının da masada olması gerektiğini savundu.
ABD'nin Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un Tahran yönetimine sunduğu dört maddelik teklif net: Uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin durdurulması, balistik füze üretim kapasitesinin düşürülmesi, üretilen nükleer maddelerin imha edilmesi ve Orta Doğu'daki silahlı vekil güçlerinden vazgeçilmesi.
İran müzakereleri nerede yapılacak?
Başlangıçta İstanbul'da yapılması planlanan görüşmeler, Türkiye, Katar ve Mısır'ın koordineli diplomatik girişimlerinin bir sonucu olarak gündeme gelmişti. Ancak İran'ın İstanbul'a itiraz ettiği ve görüşmelerin Umman'ın başkenti Maskat'a taşınmasını talep ettiği iddia ediliyor. Tasnim Haber Ajansı, İranlı kaynaklara dayandırdığı haberinde müzakerelerin dolaylı formatta yürütüleceğini ve Maskat'ta gerçekleşeceğini duyurmuştu.
Rubio'nun açıklamaları, görüşme yeri konusunda taraflar arasında henüz uzlaşı sağlanamadığını gösteriyor. ABD tarafı cuma günü görüşmeye hazır olduğunu belirtirken, lojistik detayların netleşmesi bekleniyor.
İran balistik füze programını müzakereye açar mı?
İran'ın balistik füze programı, müzakerelerin en kritik düğüm noktası olarak öne çıkıyor. Devrim Rehberi Ali Hamenei'den üst düzey Devrim Muhafızları Ordusu komutanlarına kadar İranlı yetkililer, savunma kabiliyetlerinin müzakereye kapalı olduğunu defalarca vurguladı. Tahran yönetimi, füze kapasitesini ulusal güvenliğin vazgeçilmez unsuru olarak görüyor.
ABD açısından ise İran'ın nükleer programı, füze programı ve milis güçler tamamlayıcı unsurlar olarak değerlendiriliyor. Washington, sadece nükleer programla sınırlı bir anlaşmanın yetersiz kalacağını düşünüyor. İran'ın özellikle balistik füze kapasitesi, ABD'nin Körfez'deki müttefiklerine ve İsrail'e yönelik ciddi bir tehdit olarak algılanıyor.
Türkiye ABD-İran krizinde nasıl bir rol üstleniyor?
Türkiye, Mısır ve Katar ile koordinasyon halinde askeri bir tırmanmanın önlenmesine odaklanıyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, nükleer programdan başlanarak her başlığın ayrı ayrı ele alınacağı aşamalı bir müzakere modeli önermişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan da Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde tarafları en üst düzeyde bir araya getirme çağrısında bulundu.
Bu görüşmeler, İran ile İsrail arasında Haziran 2025'te meydana gelen ve 12 gün süren çatışmaların ardından ABD'li ve İranlı yetkililer arasındaki ilk doğrudan temas olacak. Trump yönetiminin diplomasiye öncelik verdiği belirtilirken, tüm askeri seçeneklerin de masada tutulduğu vurgulanıyor.

Yorumlar
Kalan Karakter: