Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran'da ekonomik kriz kaynaklı protestoların şiddetlenmesi ve ABD Başkanı Donald Trump'ın sert açıklamaları üzerine yoğun bir diplomasi yürüttü. Bakan Fidan, son 24 saat içinde İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile ikinci kez telefon görüşmesi yaptı. Aynı süreçte diplomatik kaynaklar, Türkiye'nin İranlı yetkililerle temaslarının yanı sıra ABD'li makamlarla da görüştüğünü açıkladı. Bu çaba, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemeye yönelik bir girişim olarak öne çıktı.
İran'da 28 Aralık 2025'te başlayan protestolar ülke geneline yayıldı. Ekonomik sorunlar ve para biriminin değer kaybı tetikleyici oldu. ABD Başkanı Trump ise protestolar sırasında İran yönetimine yönelik tehditler savurdu ve olası askeri seçenekleri gündeme getirdi. Bu ortamda Türkiye, iki taraf arasında diyalog kanallarını açık tutmak için devreye girdi.
Hakan Fidan'ın kritik telefon görüşmeleri
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi arasında gerçekleşen telefon görüşmeleri, mevcut bölgesel gerilimlerin azaltılması amacıyla müzakerelerin gerekliliğine odaklandı. Fidan, görüşmede diyalog yolunun açılmasının önemini vurguladı. Bu temaslar, İran'daki iç durumun yarattığı belirsizliğin bölgeye yayılma riskini göz önünde bulundurarak yapıldı.
Türkiye'nin ABD ile eş zamanlı temasları
Diplomatik kaynaklara göre Türkiye, İran tarafıyla yürütülen görüşmelerin paralelinde ABD'li yetkililerle de iletişim halindeydi. Bakan Fidan, ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ı makamında kabul etti. Bu görüşmelerde İran protestoları ile Suriye'deki gelişmeler birlikte ele alındı. Çabalar, iki taraf arasında bilgi akışını sağlamak ve tansiyonu düşürmek üzerine yoğunlaştı.
İran protestoları ve bölgesel yansımaları
İran'da Aralık 2025 sonunda başlayan eylemler, ekonomik çöküşün yarattığı öfkeyle büyüdü. Protestolar ülke çapına yayılırken can kayıpları yaşandı. ABD Başkanı Trump'ın açıklamaları gerilimi uluslararası boyuta taşıdı. Körfez ülkeleri de olası bir çatışmanın petrol piyasalarını ve Hürmüz Boğazı'nı olumsuz etkileyeceği uyarısında bulundu. Türkiye'nin yürüttüğü diplomasi, bu karmaşık denklemde istikrarı koruma yönünde etkili bir çaba olarak dikkat çekti.
Türkiye'nin son dönemde kriz bölgelerinde arabulucu rolü üstlenme eğilimi devam ediyor. İran-ABD hattındaki bu temaslar, Ankara'nın bölgesel aktörler arasında köprü kurma kapasitesini bir kez daha gösterdi. Görüşmelerin önümüzdeki günlerde nasıl şekilleneceği, bölgedeki tansiyonun seyrini doğrudan etkileyecek.

Yorumlar
Kalan Karakter: