Son günlerde hepimizin içini sızlatan haberler görüyoruz… Okullarda yaşanan silahlı saldırılar… Henüz çocuk dediğimiz yaşta, eline kalem yerine silah alan gençler…
Ve aynı dünyada bir tarafta sabahın köründe antrenmana giden sporcular, gece ders çalışan, kendini geliştiren gençler var. Aynı yaş, aynı toplum ama bambaşka hayatlar.
Peki bu fark nerede başlıyor? Cevap çok net: evde. Çünkü eğitim evde başlar, okulda devam eder. Okul bilgi verir ama karakteri ev şekillendirir.
Bir çocuk ilk olarak evde öğrenir; sevgiyi, saygıyı, sınır koymayı ve kendini ifade etmeyi. Eğer evde görülüyor ve değer görüyorsa sağlam büyür. Ama yalnızsa, bastırılıyorsa içinde biriken duygular bir gün yanlış şekilde ortaya çıkabilir.
Bugün gördüğümüz tablo bir anda oluşmadı; konuşulmayan duyguların sonucudur.
Ve tam da bu yüzden kadın çok değerlidir. Çünkü bir evin kalbini kurar, dilini belirler, bir çocuğun ilk aynasıdır.
Kadın sadece çocuk büyütmez, insan yetiştirir. Sevginin nasıl gösterileceğini, bir sorunun nasıl çözüleceğini, bir çocuğun nasıl dinleneceğini belirler.
Ama bu bir yük değil, bir güçtür. Ve bu güç yalnız bırakılmamalıdır.
Çünkü bir çocuk sadece anneden değil, bir haber/aile'>aile atmosferinden öğrenir. Ama o atmosferin tonunu en çok belirleyen kadındır.
O yüzden kendimize şu soruyu sormalıyız: Biz çocuklarımıza ne bırakıyoruz? Sadece bilgi mi, yoksa sağlam bir ruh mu?
Çünkü dünya artık sadece başarılı değil, vicdanlı ve dengeli insanlara ihtiyaç duyuyor. Ve bu evde başlıyor.
Eğer evde doğruyu kurarsak okul onu büyütür. Ama evde eksik kalırsa hiçbir okul tek başına yetmez.
O yüzden kadın değerlidir, kadın geleceğin mimarıdır. Çünkü bir nesil bir annenin elinde şekillenir.
Ve biz doğru kurarsak onlar doğru büyür. Her şey gerçekten evde başlar....
Yorumlar
Kalan Karakter: