Yıl 1971..
Rahmetli babam binbaşı iken İzmir Hava Lisan Okulunu derece ile bitirince J.Gn.K.lığı kendisini , daha üst derecede İngilizce eğitimi için İngiltere deki Sn.George School a, gönderdi...Ben de , ortaokulda iken ,baba otoritesi boşluğunu ve de annemin yumuşak huyunu suistimal ederek dersleri asmaya ve karanlıkta eve gelmeye başladım...
Bir gün rahmetli ordudonatımcı Muharrem albay beni karanlıkta dışarda görünce , balkondan " Hâlâ sen sokakta ne dolaşıyorsun bu geç saat de...Hemen içeri gir " diye seslendi...Ben olumsuz cevap verince paldır küldür aşağı inip " Baban yok diye ortalığı boş mu buldun it herif...Ben şimdi senin bacaklarını kırayım da gör sen " diyerek , beni kovalamaya başladı...
Olayı diğer balkondan seyreden Öğretmen Salih binbaşı " Komutanım siz zahmet etmeyin yorulmayın .. Ben Onun hesabını görürüm." diyerek destek çıkıyordu albaya...
Şimdi böyle bir şey olabilir mi arkadaşlar... O albaya deli derler...
Hani bir bilgeye sormuşlar, sahabe ile bizi mukayese edermisiniz diye...
O da şu mükemmel cevabı vermiş ,: Biz onların yaşayışını görseydik onlara deli derdik , onlar bizim şu halimizi görseler bize müslüman olmadığımızı söylerlerdi...
Kıymetli arkadaşlarım... Gerçekten, moral değerler açısından kuşaklar arasında uçurum farkı var ne yazık ki...
Bizim zamanımızda , herkes birbirine sahip çıkar, gerektiğinde ikaz eder yaptırım uygulardı...Beni kovalayan Albay ve binbaşı babamın en sevdiği kişilerdi. Zaten sevdiği için beni kovaladıklarını yıllar sonra büyüyünce anladım. Apartman , sokak , mahalle adeta büyük bir aile idi...
Herkes haddini bilirdi...
Bizden 1 yaş büyükse, o kişiye abi ve / veya abla derdik...
Ortaokul talebesi , Lise talebesinin yanında sıgara içemezdi... Dayak yerdi...
Şimdi ortaokulların önünde esrar satılıyor...
Sokakta öğretmenimizi gördüğümüzde esas duruşa geçer , başımızla selam verirdik..
Şimdi ise öğretmenler dayak yiyor...
Komşu Ayşe teyze , bizim üzerimizde anne yetkisine sahipti..Yaramazlığımızı gördüğünde annemiz gibi gerekirse kızar bağırırdı...
Şimdi olsa , soluğu mahkeme de alır o kadıncağız...
15 yaşındaki velet sokakta bana ( yaş 67)sigarası çıkartmış " Ateşin var mı abi " diye soruyor😊
Metrobüste uyuyor numarası yapıyor...
Samimiyetimle söylüyorum 70 senelerinde Ankara da , değil yaşlı bir insan , genç bir bayanın bile orobüste ayakta gitmesi mümkün değildi... Hemen bir kişi kalkar yer verirdi...
Örnekleri çoğaltmak mümkün... Sizi fazla sıkmak istemiyorum..
Ancak sosyolojik olarak ileri seviyelere gideceğimize geriye gidiyoruz, sizlerinde gözlemlediği gibi...
Önce bunu düzeltmeden diğer toplumsal ve ekonomik problemleri çözmek mümkün değil gibi geliyor bana...Çünkü hepsi iskambil kağıdının birbirini itmesi gibi bir etkiye sahip...
Toplumsal bencilliği ve bananeciliği ancak vicdanları tekrar yeşerterek yenebiliriz...
Yeni yılın sevgi saygı huzur barış ve sağlık bereket getirmesi dileği ile...
Ortaokul öğrencisini sokakta kovalayan Albay
Bizim zamanımızda, herkes birbirine sahip çıkar, gerektiğinde ikaz eder yaptırım uygulardı... Beni kovalayan Albay ve binbaşı babamın en sevdiği kişilerdi.
Yayınlanma :
06.01.2026 10:58
Güncelleme
: 06.01.2026 11:08
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.

Yorumlar
Kalan Karakter: