Ani bel kilitlenmelerinin yaklaşık yüzde 90’ı bel fıtığından kaynaklanmaz.
Evet, yanlış duymadınız. Büyük çoğunluğu kas kaynaklıdır.
Nasıl ya hu bu kadar şiddetli bir ağrı varsa fıtık nasıl patlamamış olabilir ki? Demek ki bir de patlasa of!
Özellikle omurgayı ayakta tutan ve stabilizasyon sağlayan multifidus, erektör spina ve quadratus lumborum gibi derin omurga kaslarımız ani dengesiz yüklenmelerde bir koruyucu spazma girebilir.
Bu anda kaslarınız aslında sizi korumaya çalışıyordur.
"Bel kitlenmesi" tablosu bazen omurgayı oluşturan omurların arasındaki faset eklemlerden, omurgayı leğen kemiğine bağlayan sakroiliak eklemden ya da omurgayı destekleyen bağ dokulardan da kaynaklanabilir.
Ancak burada önemli bir ayrım vardır:
Bir bel ağrısının gerçekten fıtık kaynaklı olduğunu söyleyebilmemiz için sadece belde ağrı olması yetmez.
Ağrının bacak boyunca diz altına inmesi, uyuşma, karıncalanma, yanma hissi, çekme tarzı ağrı ya da kuvvet kaybı gibi nörolojik bulguların eşlik etmesi gerekir.
Sadece “hareket edemiyorum, kilitlendim” hissi çoğu zaman kas spazmıdır.
Peki neden bu kadar korkuyoruz?
Çünkü bel ağrısı toplumda en çok fıtık üzerinden anlatılıyor. Oysa görüntüleme yöntemlerinde birçok kişide fıtık görülür ama kişi hayatı boyunca hiçbir ağrı yaşamaz. MR’da fıtık görmek her zaman ağrının sebebi olduğu anlamına gelmez.
Özellikle 30 yaş sonrası hareketsiz yaşam, masa başı çalışma, stres, uyku düzensizliği ve kondisyon kaybı bel kaslarını zayıflatır. Zayıf kaslar küçük bir zorlanmada savunmaya geçer ve çok ağrılı bir spazm oluşur. İşte bu “kilitlenme” hissinin temel nedeni budur.
Bu noktada en sık yapılan hata ise şudur:
Tam istirahat.
Oysa çoğu kas kaynaklı bel tutulmasında kontrollü hareket, hafif mobilizasyon, doğru egzersiz çok daha hızlı toparlanmayı sağlar. İlerleyen dönemde ise bel ve kalça kaslarının kuvvetlendirilmesi ve reaksiyonlarının eğitilmesi bel ağrısı yaşama sıklığımızı belirgin derecede azaltır. Ağrı geçsin diye günlerce yatmak kası daha da zayıflatır.
Elbette her bel ağrısı masum değildir. Bacakta ilerleyici güç kaybı, idrar kontrolünde bozulma, gece artan şiddetli ağrı gibi durumlarda mutlaka değerlendirme gerekir. Ancak her ani kilitlenmeyi “fıtık patladı” diye etiketlemek hem gereksiz korkuya hem de yanlış tedavilere yol açar.
Beliniz kilitlendiğinde panik yapmayın.
Vücudunuz çoğu zaman size zarar vermek için değil, sizi korumak için tepki verir.
Bel durarak değil, doğru şekilde hareket ederek iyileşir, bunu da unutmayın.
Yorumlar
Kalan Karakter: