Eklem sıvısı gerçekten biter mi?
Eklem sıvısı, doğduğumuzda içeriye bir kereliğine konmuş olan ve deposu bittiğinde artık tükenen bir şey değildir.
Vücudumuz o sıvıyı üretmeye devam eder. Eklem içindeki bu sıvının adı “sinovyal sıvı”dır ve temel görevi eklemi beslemek ve adeta yağlayarak sürtünmeyi azaltmaktır.
Peki o zaman insanlar neden “sıvı bitmiş” denildiğini duyuyor?
Çünkü genellikle burada kastedilen şey sıvının miktarı değil, kalitesi ve kıkırdak yapının durumudur.
Diz, kalça ya da omuz ekleminde kıkırdak yüzey zamanla inceldiğinde, eklem içinde hasarlanmış, yıpranmış alanlar arttığında yani halk arasında “kireçlenme” dediğimiz süreç başladığında, eklem yüzeyleri daha pürüzlü hâle gelir.
Sürtünme artar. Ağrı ortaya çıkar. İşte bu tablo çoğu zaman “sıvı bitmiş” şeklinde ifade edilir.
Aslında problem çoğu vakada sıvının yokluğu değil; kıkırdağın, bağların, menisküsün, kemiğin yıpranmasıdır.
Bir benzetme yapayım da anlaşılmadık kısım kalmasın:
Yeni bir kapının menteşesi hem düzgün hem de yağlıdır. Sessiz çalışır. Zamanla menteşe aşınır, yüzey bozulur. Siz üzerine yağ da damlatsanız, artık ilk günkü gibi olmaz. Çünkü sorun sadece yağ eksikliği değildir; metal yüzeyin yapısı değişmiştir. Eklemde de benzer bir durum olur.
Sanırım "sıvın bitmiş" demek; işi uzun uzun anlatıp kafa karıştırmak yerine, herkesin anlayabileceği pratik bir ifade biçimi demek.
Peki bu ifade neden bazen sorun oluyor?
Çünkü hasta şunu düşünüyor:
“Sıvı bittiyse artık yapılacak bir şey yok.”
Oysa var.
Kilo kontrolü, kas güçlendirme, doğru egzersiz, yüklenme düzenlemesi, gerektiğinde enjeksiyon tedavileri, etkilenmişse psikolojinin yönetimi ve bazı hastalarda cerrahi seçenekler…
Bu durum birçok insanın başına gelebilecek bir durum; ancak diz tamamen "sıfır" hâline dönmese de doğru planlanmış, kişiye özel tedaviler ile ağrısız, kaliteli ve aktif bir hayat sürmek birçok hastada mümkün.
Belki de artık "Dizlerinin sıvısı bitmiş." yerine "Dizlerinin bakım zamanı gelmiş." cümlesini kullanmak gerek…
Eklem sıvısı biter mi?
Klinikte hastalarımdan en sık duyduğum tanılardan biri: "Dizimde sıvı bitmiş." Bu ifade artık o kadar yerleşmiş ki, neredeyse tıbbi bir tanı gibi kullanılıyor. Peki bu işin aslı nedir? Gelin konuşalım.
Yayınlanma :
17.02.2026 18:27
Güncelleme
: 17.02.2026 18:27
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.

Yorumlar
Kalan Karakter: