Bu artık pedagojik bir mesele değil.
Bu bir nörobiyolojik kriz.
Sorun Zekâ mı? Hayır. Sabır Eşiği.
Son yıllarda akademisyenlerden aynı cümleyi duyuyoruz:
“Öğrenciler eskisi kadar derin düşünemiyor.”
Bu cümle tehlikeli bir yanılgı içeriyor.
Sorun zekâ düşüşü değil.
Sorun dopamin eşiklerinin yükselmesi.
Dopamin Ekonomisi: Beyin Hız İstiyor
Beynin ödül sistemi, özellikle mezolimbik dopaminerjik yolak, hızlı ve kısa uyaranlara alıştığında şu değişim olur:
• Sürekli bildirim
• Kısa video içerikleri
• Anlık geri bildirim
• “Like” ödülleri
• Yapay zekâ ile anında cevap
Beyin şunu öğrenir:
“Neden 50 dakika odaklanayım? 5 saniyede ödül alabiliyorum.”
Bu biyolojiktir.
Bu tembellik değildir.
Bu eğitim sistemiyle yarışan bir dopamin pazarıdır.
Uluslararası Alarm Zilleri
🇺🇸 ABD
American Association of Colleges & Universities ve Elon University araştırması:
• %90 öğretim üyesi → AI eleştirel düşünmeyi azaltıyor
• %83 → Dikkat süresi kısaldı
• %48 → Araştırma kalitesi düştü
ABD’de bazı üniversiteler:
• 3 saatlik blok dersleri kaldırdı
• 20 dakikalık mikro-öğrenme modüllerine geçti
• “Device-free classroom” uygulamalarını başlattı
🇨🇳 Çin
• Gençler için oyun sürelerine devlet kısıtlaması
• Okullarda dijital detoks kampları
• Telefon yasaklı kampüs uygulamaları
Sebep?
Akademik performansta düşüş ve dikkat dağınıklığı artışı.
🇸🇪 İskandinav Ülkeleri
• İlkokullarda tablet kullanımını azaltma
• Basılı kitaplara geri dönüş
• “Deep Reading” programları
Araştırmalar gösteriyor ki uzun metin okuma kapasitesi dramatik biçimde azalıyor.
Yapay Zekâ: Düşman mı, Büyüteç mi?
Burada dürüst olalım.
Sorun yapay zekâ değil.
Sorun:
Yapay zekâyı öğrenme aracı değil,
düşünme yerine koyma alışkanlığı.
Bir öğrenci şu cümleyi kuruyorsa:
“Dersi şimdi dinlememe gerek yok, AI ile öğrenirim.”
Bu, öğrenme değil; bilişsel outsourcing.
Prefrontal korteks kas gibidir.
Kullanmazsanız zayıflar.
Klinik Muayene Odasında Gördüğüm Tablo
Bir aile hekimi olarak son yllarda aşağıdaki bulguları daha sık görüyorum:
• Dikkat süresi kısalmış üniversite öğrencileri
• 3 sayfa makale okuyamayan üniversite adayları
• Sınav kaygısı değil, sabır eksikliği
• Sürekli uyarılma ihtiyacı
Uyku düzensizliği + ekran maruziyeti + dopamin bombardımanı
= Akademik yüzeysellik
Bu bir pedagojik kriz değil.
Bu bir nörofizyolojik yeniden programlanma.
2–3 Saatlik Dersler Gerçekten Tarih mi Oluyor?
Evet.
Ama bu iyi bir şey mi, kötü bir şey mi?
Sorulması gereken soru şu:
Öğrenciler mi değişti,
yoksa öğretim metodumuz mu güncellenmedi?
Belki de çözüm:
• 15 dakikalık yüksek yoğunluklu anlatım
• 10 dakikalık aktif tartışma
• Mikro değerlendirme
• Yapay zekâyı kontrollü rehber olarak kullanma
Ama kesin olan bir şey var:
Pasif 3 saatlik monolog dönemi bitti.
Asıl Tehlike: Analiz ve Sentez Kaybı
Bilgiye ulaşmak kolaylaştıkça
bilgiyi işlemek zorlaştı.
Analiz nedir?
Zihinsel sabır.
Sentez nedir?
Bilişsel direnç.
Eğer genç beyin:
• 15 saniyelik içeriklere alıştıysa
• Uzun metin okuyamıyorsa
• Derinlemesine tartışmaya tahammül edemiyorsa
Bu sadece not ortalaması meselesi değildir.
Bu bir medeniyet meselesidir.
Peki Çözüm Ne?
1) Dijital Hijyen
• Bildirim detoksu
• Derste telefon kutusu uygulaması
• Haftalık ekran orucu
2) Derin Çalışma Eğitimi
“Deep Work” bir ders olarak okutulmalı.
Odak kası eğitilebilir.
3) Beyin Gelişiminin erken yıllarında yani 16 Yaş altında Sosyal Medya Kısıtlaması ve Oyun denetlemesi
4) Yapay Zekâyı Yasaklamak Değil, Eğitmek
AI:
• Ön bilgi üretmeli
• Ama analizi öğrenci yapmalı
• Eleştirel düşünme zorunlu tutulmalı
5) Nörobiyolojik Farkındalık
Öğrenciler dopamin döngüsünü bilmeli.
Beynin ödül sistemi anlatılmalı.
Eğer bir nesil:
• 50 dakika odaklanamıyorsa
• 3 saat derste kalamıyorsa
• 10 sayfa makale okuyamıyorsa
Yarın:
• Cerrahi yapabilecek mi?
• Hakim karar yazabilecek mi?
• Akademisyen derin analiz üretebilecek mi?
Bu sadece üniversite meselesi değil.
Bu geleceğin toplumsal karar mekanizmaları meselesi.
Son Sözüm
Sorun zekâ değil.
Sorun sabır.
Sorun öğrenme değil.
Sorun dopamin ekonomisi.
Ve eğer eğitim sistemi biyolojiye karşı savaş açmazsa,
biyoloji kazanacak.
Bir Aile Hekimi olarak Sorum şu ;
Biz amfide mi kalacağız,
yoksa algoritmaların yönettiği yüzeysel bir toplum mu olacağız?
Karar, bugün 12. dakikada kopan dikkatlerde gizli.
En içten sevgi ve Saygılarımla,
Ailenizin Hekimi
Dr. Yavuz Selim Sılay

Yorumlar
Kalan Karakter: