Dil olgusu toplumların en önemli unsuru olsa gerek. Kültür, gelenek, sanat gibi onlarca konu dil aracılığıyla geleceğe taşınır. Dil, gündelik pratik dışında sanat aracılığıyla güçlenir, yayılır ve genişler. Avesta Basın Yayın bu bilinçle hareket ederek öncülük ediyor, belki de dünyanın ilk Kürtçe çizgi romanları basarak ciddi bir misyonu üstleniyor.

Kısa Bir Özeleştiri Arası
Hangi Kristof Kolomb uyarlamasıydı hatırlamıyorum ama derdimi daha iyi anlatmama yardımcı olacağına inandığım etkileyici bir bölümünü paylaşmak istiyorum:
Kolomb “batı hint adaları” adını verdiği adalardaki ilkel yerli halk tarafından dostça ağırlanmıştır. Arada memleketine gidip gelmektedir. Bir gün adaya döndüğünde geride bıraktığı kişilerin katledildiğini görür. Hatta yanındakiler de saldırıya uğrar. Başlarında dost sandığı yerli rehber vardır.
Kolomb – Neden saldırıyorsun?
Rehber – Sen benim dilimi öğrenmedin!
Bu mantık basit görülebilir. Hatta şiddete bir övgü için olumlama arayışı olarak da yorumlanabilir farkındayım. Ancak bu örnek benim gibi Türkçe dışında Almanca ve İngilizce konuşan, İskenderun kökeninden dolayı Arapçaya yakınlığı olan biri için utanması gerektiğini hatırlatan bir örnektir çünkü bir iş arkadaşımın, uzak akrabamın, bir dostumun, meslektaşımın, komşumun, esnafımın, selamlaştığım bir mahallelimin dilini öğrenip ona kendi dilinde seslenemiyorum. Ve işin kötüsü bunu yapmayı da hiç akıl edememişim bu saate kadar.
Toplum geneline yaydığımız vakit ise bu durum bana daha vahim görünüyor. Tarih boyunca Farsça, Arapça, Fransızca, Almanca, İngilizce lisanlarının etkisi altında kalıp dilimizi bir bakıma zenginleştirmişiz. Birçok sözcüğü içselleştirip dinden sanata, tabelalardan kültürün her alanına yazıp yaymışız ama hemen şurada, burada, dibimizde, yanı başımızda yaşayan bir kardeşimizin dilini kamusal alandan uzak tutmayı marifet bilmişiz.
Tuhaf, üstenci bir bakış… Aklıma Almanya’ya işçi olarak gidip Almanca öğrenmemeyi başarı olarak gören yaşlı insanlar geldi. Üstenci bir bakış… Aynı kafa tam tersine davranıp kendi dilini baskı unsuru olarak kullanarak mutlu olmaya çalışıyor. Başka bir lisan öğrenmemek, çoğalmamak, dünya insanı olma fırsatını kaçırmak ve bu anlamsız inatla bir erki elinde tuttuğunu sanmak. Yazık.
Kürtçe Çizgi Roman
Büyük bir risk, büyük bir azim ve büyük bir adanmışlığın kısa adı olsa gerek Avesta… Çizgi roman okuma kültürü ve alışkanlığı olmayan bir toplum, edebiyat dili olarak yetkinleşmemiş lisanı, genel kabul görmüş bir lehçesinin olmadığı bir dilde çizgi roman basmak…

Ben bu girişimi duyduğumda kendileriyle iletişime geçip “Çizgi Roman Dili ve Çevirisi” (Çizgi Düşler, 2025) kitabım için kısa bir söyleşi yapmıştım hemen. Ben bu girişimi çizgi roman tarihi adına bir milat ve üzerine tezler yazılması gereken eşsiz bir örnek olarak görüyorum.
Aşağıda bu yayıncılık macerasının genel hatlarının anlatıldığı söyleşiyi bulacaksınız:
Ümit Kireççi - Hangi yayınları neden seçtiniz? Belli bir yayın evi politikaniz var mı?
İmam Cici – (Avesta – Pûng çizgi roman yayınları editörü) Çizgi romanın en eski türlerinden biri olan western ile başlamak istedik. Sert bir western öyküsü ile başlamak yerine bu türün parodisiyle, herkesin sevebileceği bilinen bir karakter olan Lucky Luke’la başlamayı uygun gördük. Bu nedenle Lucky Luke’un mizahını ve kişiliğini bütünüyle görebileceğimiz yedi kısa öykünün yer aldığı 7 histoires ilk tercihimiz oldu. Albümün adını değiştirdik ve içindeki ilk öykünün adını (Rêgirê Berşîr) albüme verdik. Bu albümü Aynur Kaş çevirdi.
İkinci albümümüz tarihin saygın karakterlerinden biri olan Selaheddin Eyyübi’nin son dönemini anlatan bir kurgu biyografi oldu. Selaheddîn – Avakarê Dîrokê. Bu albüm daha önce Türkçe sansürlenerek basılmıştı. Örneğin orjinalinde arka kapağında yer alan Selaheddin Eyyübi’nin Kürt olduğunu belirten metin çevrilmemişti. Orjinal diline en yakın çeviriyi yapabilecek çevirmenle, Ergin Öpengin ile çalıştı.
Henüz yeni basılmış üçüncü albümümüz ise çizgi roman dünyasının en kişilikli kahramalarından biri olan Ken Parker oldu. Serinin tamamının yayımlama imkânımız olmadığı için Ken Parker karakterini en iyi anlayabileceğimiz beş kitaplık bir seçki yapıldı. Lily ve Avcı, Evim Güzel Evim, Apaçi, Adah ve Grev albümlerinin telifi alındı. İlk kitap Ken Parker - Lily u Nêçîrvan (Lily ve avcı) basıldı. Serinin dışında olsa da Berardi ve Milazzo eseri olan Tiki albümünün de telifi alındı ve çevrilmeyi bekleyen eserler arasına girdi. Bu serinin çevirmeni de Selîm Nalî Gulfiraz oldu.
Ken Parker serisi bittiğinde bir sonraki yayınımız manga türünde olacak. Sonrasında da birkaç tane özel süper kahraman albümü basmayı düşünüyoruz. Az sayıda olsa da Kürtlerin hikâyelerinin anlatıldığı dünyanın farklı yerlerinden sanatçıların yazıp çizdiği çizgi romanlar da radarımızda. Temelde çizgi romanın edebi ve sanatsal bir anlatım türü olduğunu gösteren eserleri tercih edeceğiz. Önce klasikler sonra modern grafik romanlar.
Aslında ilk Kürtçe çeviri çizgi roman yayını çocuk dergisi olan Gog ile başladı. Eşimin desteği dışında neredeyse tek başına çıkardığım bir dergiydi. Ender Özkahraman ve Doğan Güzel çizgileriyle, kızım Şerda’da yazılarıyla destek oldular. Dijital yayımlanan ve dört sayı çıkabilen bu dergide Lucky Luke, Yakari, Thorgal ve Milo's World çizgi romanları tefrika halinde yeraldı. İlk defa Kürtçe telifi alınan çizgi romanlar bunlardır. Az sayıdaki dijital okurla sürdürmek mümkün olmadığından çizgi romanların daha tamamı yayımlanmadan dergiyi kapatmak zorunda kaldım. Gog Kürtçenin hem Kurmanci, hem de Kirmancki (zazaca) lehçelerinde yayımandı.
Ümit Kireççi - Hedef kitle olarak hangi grubu belirlediniz?
İmam Cici - Henüz çizgi roman okuru olmayan bir dilde yayın yapıyoruz. Bu bir problem gibi görünse de kendi kitlemizi yaratabilme imkânı veriyor bize. Bu yüzden hedef kitlemiz Kürtçe okuyabilen herkes. Bunlar bir yana, var olan kitap okurunun çizgi roman algısını da kırmak için uğraşacağız. Malum çizgi roman ülkemizde hala değerini bulamamış bir sanat-edebiyat formudur. Uzun bir süreç bu. Yine de başladığımız için umutluyuz.
Ümit Kireççi - Çeviri sırasında yaşadığınız zorluklar oldu mu? Geri plandaki efekt (yansıma ses) ile ilgili özel çalışmanız oldu mu?
Selim Nalî — (Ken Parker serisini İtalyancadan çeviren Selim Nalî Gulfiraz) Aslında çeviri konusundaki en büyük zorluk herhangi güncel bir İtalyanca/Kürtçe sözlüğün olmayışıdır ve bu çeviri sürecinin normalden daha uzun sürmesine neden oluyor.
Ken Parker gibi çizgi romanlar İtalya’da yaratılmış olsa da temsil ettikleri Vahşi Batı dünyası İngilizce konuşulan bir dünyadır. Efektlerin İtalyanca değil de İngilizce olması, bu dünyanın otantikliğini korur. Western tarzı çizgi romanlar büyük ölçüde Amerikan western kültüründen esinlenmiştir. Bu, bir gelenek haline gelmiştir. Örneğin, "BANG!”, “CRASH!”, “BOOM!” gibi İngilizce ses efektleri, dünya çapında tanınır hale gelmiştir ve çizgi roman dilinin uluslararası bir parçası olmuştur. Bir silahı sesi ‘efektini’ çizgi romanda değil de Kürtçe günlük konuşmadan biliriz aslında. Kürtçede silah sesi efekti Teq! veya Req! olarak kullanılır ama biz hem Milazzo ustanın efekti çizgiyle bütünleşik ifade etmesine dokunmayı doğru bulmadık hem de çizgi romanın evrenselleşmiş diline çok müdahale etmek istemedik. Daha yaygın olmayan efektleri (bir su sesi gibi) Kürtçeye çevirmeyi daha uygun bulduk.
Ümit Kireççi - Kürtçe'nin bölgelerde farklı konuşulduğu biliniyor. Resmi olarak belirlenmiş bir ortak dil kullanımı yok. Siz hangisini tercih ettiniz? Bu tercihiniz her bölgece kabul görür mü? Anlaşılır mı?
S.N. —Kürtçenin farklı bölgelerde farklı konuşulduğu doğrudur tabii ama özellikle son otuz yıllık yazım deneyimi ortak bir dil alanı oluşturmuştur. Kürtçenin birbirinden tamamen farklı bölgelerde, (dört ayrı sınır içerisinde) gelişim alanlarına ve imkanlarına sahip olmasının sonucudur bu. Buna rağmen Türkiye sınırları içerisinde bu farklılık çok daha azdır. Bir taraftan da Irak sınırları içerisindeki Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde Sorani diyalektiğinin bir resmi devlet dili olması ve sürekli gelişim halinde olması, diğer bölgeleri de pozitif etkilemektedir. Sorani diyalektiği özellikle Türkiye de konuşulan Kurmanci diyalektiği üzerinde olumlu bir etki ve prestij imkanına sahiptir. Ayrıca teknolojik iletişimin gelişimi Kürtçenin diyalektlerinin birbiriyle olan etkileşimini ve kelime alışverişini daha imkanlı hale getirmekte, bu da dilin kendi içinde kullanım alanını genişletmektedir. Üstelik artık Kürtçenin farklı dillerden oluşmuş bir tercüme denetimi de mevcuttur.
Sorunuzun diğer kısmına gelecek olursak, ben Kürtçenin Kurmancî diyalektiğinde çeviri yapıyorum, bu çeviriyi Kürtçenin farklı diyalektlerinden herhangi bir okur azıcık bir zorlamayla da olsa anlayabilir düzeydedir. Ken Parker da ve belki diğer çizgi romanlarda gündelik dilin çok fazla kullanılması, Türkiye’de yeterince eğitim dili olmamış ve standartlaşma sürecini tamamlamamış Kurmancî ile çeviride yer yer zorluklar yaşatmaktadır. Her ne kadar güncel ve geniş bir İtalyanca-Kürtçe sözlüğün olmayışı çeviriyi zorlaştırıyorsa da sade ve akıcı bir dil oluşturmak için büyük özen gösteriyoruz.
Şuraya not da düşeyim. Şu anda çizgi roman adına Kürtçe kavram türetiliyor ki bu dünya sanat tarihine olağanüstü bir katkıdır:
avesta I PÜNG: 905 / 13
Ken Parker - Lily ü Nêcirvan
Tekst: Giancarlo Berardi
Xêz (çizgi): Ivo Milazzo
Ji îtali (italyancadan çeviren): Selim Nali Gulfiraz
Berpirsê Gisti (Genel Müdür): Abdullah Keskin
Editorê Rêzê (Çizgi Editörü): Imam Cici
Berg (Kapak): Sener Ozmen
Grafik: Imam Cici
Çapa Yekem: 2025, Stenbol|
Tiraj: 1000
©1979 Berardi & Milazzo
Kapanış

Efsanevi yazar Giancarlo Berardi’nin yayınevine yönelik yazdığı mektuptaki satırlar birçok şeyi özetliyor: “Ne yazık ki, Türk ve Kürt karikatüristler İtalya'da, hatta Avrupa'da bile tanınmıyor. Sanki dünyalar kadar ayrı ve farklıyız, oysa bu dünyanın insan ve siyasi öyküleri her zaman çok benzer. Aynı şekilde gülüyoruz ve aynı şekilde acı çekiyoruz.
Trajik geçmişini bildiğim Kürt halkına çok sempati duyuyorum. Ken'in sizin dilinizde kendini ifade etmekten mutlu olacağını düşünüyorum.”
Ben, kardeşlerimin dilini öğrenmeyi akıl edememiş olmanın utancını kendi adıma duyup çözmeye karar verdim, Avesta. İşiniz zor ama bir o kadar tarihte iz bırakacak güçte.
Okurunuz bol olsun.
Yorumlar
Kalan Karakter: