Çocukların kaçırılması ve cinsel istismara uğratılması yetmedi bir de “insan eti yeme” rezaletiyle Epstein dosyaları vicdanları sızlatırken akli selim herkes adaletin tecellisi çağrısında bulundu. Kaiu Şirai ile Posuka Demizu ikilisi ise adeta yıllar öncesinden bu konuyu “Vadedilmiş Yokyer” manga çizgi romanında anlatmıştı.

Neydi bu Epstein Dosyası?
Epstein adlı bir zenginin sahibi olduğu adada dünyanın diğer zenginleriyle siyasetçilerini toplayıp büyük seks partileri düzenlediği ortaya çıkmıştı. Ancak zaman geçtikçe bu işin orada durmadığı anlaşıldı. Zenginliğin ve konumlarının her şeyi yapmalarına izin vereceğine inanan güruh özellikle savunmasız çocukları hedef alarak yüzlerce çocuğa tecavüz etmiş. Hatta “yemiş”…
Vadedilmiş Yokyer
“Vadedilmiş Yokyer” adını J. M. Barrie’nin ünlü romanı “Peter Pan”den alan japon çizgi romanıdır. Çocukların sonsuz maceralarla, yaşlanmadan, mutlu yaşayabildikleri “Neverlend” (Yokyer) aslında yoktur ve hiç var olmamıştır. Belli ki bunun ve daha birçok şeyin farkında olan iki sanatçı, Kaiu Şirai ile Posuka Demizu çocukları koruyup kollamayan bir dünya eleştirisiyle okuruna mesaj vermek istemiştir.
“Vadedilmiş Yokyer” bir yetimhanede başlar. Şefkatli bir müdirenin yönetimindeki bu yetimhanede çocuklar mutlu olmakla birlikte zamanı geldiğinde evlat edinilmeyi umuyordur.
Derken bir kız çocuğu evlat edinilir. Arkadaşları onu kutlayarak vedalaşırlar ama geride kalan bir eşyasını vermek üzere garaja koştuklarında evlat edinilen kız çocuğunun canavarlarca daha sonra yenilmek üzere bir kavanoza tıkıldığına tanık olurlar.
Durum anlaşılır. Bu ve ismini duydukları diğer yetimhaneler çiftliktir ve hasat da çocuklardır.
Yaşları en fazla 13 olan çocukların liderliğinde plan yapılır ve kaçış başlar. Geride bırakılan bebeklerle minikler için geri dönüleceğine dair yeminler edilerek bilinmeyene doğru yola çıkılır.
Bilinmeyen daha sonra bilinir… Dünyada değil başka bir düzlemdedirler ve bu saatte kadar öğrendikleri hiçbir doğa bilgisi onlara yardımcı olmayacaktır. Geride yıllar önce ipuçları bırakan bir kaçak hariç.
Şu olur, bu olur, sonunda bu çocukların dünyadaki seçkin bir zümre tarafından canavarlara adeta sunulduğu anlaşılır.
Sonunda… Çizgi romanda adalet tüm canavarlarla iş birlikçilerinin yakasına yapışır.
Mesaj
“Neden çok manga okunuyor?” sorusuyla başlayalım. Okunuyor, çünkü okurlarının sorunları konu alınıyor. Belki korku, belki fantastik, belki tarihi, belki sihirli bir alt yapıda yaşanıyor ama gelecek kaygısı, yoksulluk, hayallerin boşa çıkarılması, yetişkinler dünyasında yok sayılmak, duyulmamak gibi her şey metaforlar yardımıyla dillendiriliyor…
Manganın ucuz ve klişe olanlarını bir yana bırakırsak, kaliteli olanları her cinsiyete ve her yaşa özel sorunları üzerinden seslenerek hayata hazırlanma, sorunları aşma yöntemleri gösteriyor. Bundan dolayı da okuru farkında olmasa da yakınlık duyduğu maceraları sıkı sıkıya takip ediyor.
“Vadedilmiş Yokyer”de ise mesaj açık. Yetişkinler dünyasında yok sayılan, görmezden gelinen, kurban edilen, insandan sayılmayan, ilk feda edilen varlıklar olan çocukların bu durumla mücadele etmesi gerekiyor. Özellikle de yoksul ve cahil kimselerin çocuklarıyla sahipsiz bırakılanlar.
Sonuç
Gerçekle kurgu arasındaki benzerlikleri gördüğünüzü varsayarak uzatmayacağım.
Çizgi romanın ilk cildinin ilk şok sayfasında yayını fırlatmış günlerce koltuğun arkasından alıp devam edememiştim. Hikâyeyi kabullenerek okumaya devam etmem hayli zor olmuştu. Şimdilerde Epstein rezilliklerini takip etmekte zorlanışım aynı sebepten… Pasif kalmanın çaresizliği…
Ama yapacak bir şey yok. Rezilliklerle dolu bir dünyada yaşıyoruz ve kendimizi kollamayı öğrenmemiz gerekiyor. Şiddet dozunun özenle sunulduğu bu mangayı Ortaokul 7. sınıf ve üzeri rahatça okuyabilir. Öte yandan da zamanı geldiğinde adalet için talepte bulunmak üzere hazırlık yapın.
…
Not 1 - “Vadedilmiş Yokyer” toplam 20 cilttir ve Gerekli Şeyler etiketiyle dilimize kazandırılmıştır.
Not 2 – Yer yer “ hadi canım oradan” dedirtse de ustaca bir kurguyla inandırıcı zemine çekilmiş.
Not 3 – Mesajı daha iyi kavramak için Ursula K. Leguin’in “Omelas’ı Terk Edenler” öyküsünü mutlaka okuyun.

Yorumlar
Kalan Karakter: