Sevgili Meltem Demirkıran’ın hazırlayıp sunduğu Hayatın İçinden programında, tam anlamıyla hayatın kendisini konuştuk.
Yaklaşık bir saat süren yayında; hem güncel hayata dair düşüncelerimizi paylaştık hem de 2000’li yılların o sıcak, samimi ruhuna doğru küçük bir yolculuğa çıktık. Program o kadar dinamik, o kadar eğlenceli geçti ki zamanın nasıl aktığını fark etmedik bile.
Bu güzel sohbetin en kıymetli taraflarından biri ise gençlere seslenebilmekti. Mesleğimize adım atmak isteyen gençlere kendi deneyimlerimden yola çıkarak tavsiyelerde bulundum. En önemlisi de şunu vurguladım:
Asla yılmayın. Yol bazen uzun, bazen yorucu olabilir ama vazgeçmeyenler mutlaka karşılığını alır.
Elbette günümüz dünyasından söz etmeden olmazdı. Yapay zekânın artık bir tercih değil, bir gereklilik olduğunu özellikle dile getirdim. Çalıştığım kanal TYT TÜRK ekranlarında, Türkiye’de ilk ve tek olma özelliğini taşıyan; tüm içeriği yapay zekâ ile hazırlanan ve öğle haberleri sunulan e-haber projesinden bahsettim. Geleceğin medyasının tam da bu noktada şekillendiğine inanıyorum.
Programın sonunda ise Meltem’den çok tatlı bir sürpriz geldi: Çikolata ve bir bardak…
Çikolatayı ne kadar sevdiğimi bilen bilir. Hani şairin dediği gibi: “Bir kadını mutlu etmek istiyorsanız ona çikolata alın.”
Kesinlikle katılıyorum.
Yayının ardından gelen geri dönüşler de en az program kadar güzeldi. Birçok dinleyici “Sen hep konuş” demiş. Ee, ben zaten anlatmayı, paylaşmayı, konuşmayı çok severim…
Kısacası; Hayatın İçinden gerçekten hayatın tam içinden, samimi, sıcak ve unutulmaz bir buluşma oldu.
Ne diyelim… Başka programlarda, başka mikrofonlarda yeniden görüşmek dileğiyle.

Yorumlar
Kalan Karakter: